Haberler

İletişim : 0 332 342 14 44 E-mail: bilgi@ktb.org.tr      Tarih : 29.12.2021     Okunma Sayısı : 1089

TOBB Müşterek Konsey Toplantısı'na katılan TOBB Ticaret Borsaları Konsey Başkanı ve Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik, "Faiz, kur ve enflasyonla mücadele kapsamında çalışmaya, üretmeye, istihdama, ihracata devam edeceğiz" dedi.

'Yerel değil küresel düşünüyoruz'

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Müşterek Konsey Toplantısı, Ticaret Bakanı Mehmet Muş'un katılımıyla TOBB İkiz Kuleler'de yapıldı. Oda/Borsa başkanlarının katılımıyla gerçekleşen Müşterek Konsey Toplantısı'nda sektörlerden gelen talep ve sorunlar görüşüldü, Yeni ekonomi Modeline tam destek verildi.

BAŞKAN HİSARCIKLIOĞLU: BANKALARIMIZ ARTIK DAHA VİCDANLI DAVRANMALI

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, kurum olarak ekonominin tüm kılcal damarlarına ulaştıklarını, böylece sahadaki durumu en iyi şekilde görüp, sorunları ve sıkıntıları tespit ettiklerini söyledi. Kovid-19 salgını döneminde 200'e yakın öneri ve talebi hükümete ve Bakanlığa ilettiklerini, bunların pek çoğunun hayata geçirildiğini belirten Hisarcıklıoğlu, destek adımlarının olumlu yansımalarının da görüldüğünü dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, son dönemde Türk lirasında yaşanan olağan dışı değer kaybının büyük ölçüde geri alınmış olmasını olumlu bulduklarını ve piyasalarda istikrarın teminine yönelik her adımı desteklediklerini vurgulayarak, "Yüksek faiz yükünden kurtulmanın yanı sıra mali piyasalarda istikrar ve öngörülebilirlik sağlanmasının, ekonominin büyüme sürecine büyük destek olacağına inanıyoruz. Ayrıca kamuda bekleyen özel sektör alacaklarının ödenmesine yönelik olumlu ve somut adımlar başladığını da memnuniyetle takip ediyoruz" diye konuştu. Tüm bu gelişmelerin, reel sektördeki moralleri yükselttiğini, çalışma şevklerini artırdığını söyleyen Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Elbette bazı konularda da sıkıntılar sürüyor. Özellikle bankalarımızın, Merkez Bankasından fonlama maliyetleri yüzde 14'e düşmesine rağmen son günlerde kredi faizlerini olağanüstü şekilde artırdıklarını görüyoruz. Bazı bankaların yüzde 25-30'lar seviyesinde, hatta kredili mevduat hesaplarına 35 civarında kredi faizleri uyguladıklarını duyuyoruz. Ülkemiz ekonomisini büyütecek, üretimi, yatırımı, istihdamı ve ihracatı artıracaksak, hepimiz elimizi taşın altına koymalı ve fedakarlık yapmalıyız. Feda reel sektörde, kar mali sektörde şeklinde bir paylaşım olamaz. Bankalarımızın artık daha vicdanlı davranmasını bekliyoruz."

Hisarcıklıoğlu, başta hizmetler ve ticaret kesimi olmak üzere salgından en çok etkilenen ve büyümeden yeteri kadar pay alamayan sektörler için destek adımlarının sürdürülmesinin de faydalı olacağına inandığını ifade etti.

BAKAN MUŞ: HEPİMİZ AYNI GEMİDEYİZ

Ticaret Bakanı Mehmet Muş da Bakanlık olarak, ticari hayata ilişkin tüm süreçlerde iş dünyasıyla istişareye büyük önem verdiklerine işaret ederek, bu istişareler esnasında gelen talepleri hızla değerlendirip sonuçlandırmaya çalıştıklarını söyledi. Bakan Muş, kendilerinin de Bakanlık olarak ihracatçılara destek olmak amacıyla yeni vizyon ve stratejiler ortaya koyduklarını vurguladı. Muş, mal ihracatına yönelik mevcut destekleri sürdürerek bu yıl 7 bin 200'ün üzerinde firmaya destek ödemesi yaptıkları bilgisini vererek, "2022 yılı için ihracatçılarımıza ayırdığımız destek bütçesi 5,2 milyar liradır. İnşallah, pandeminin etkilerinin azalmasıyla ihracatçılarımız daha fazla faaliyet gerçekleştirecek, biz de onları daha çok destekleyeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Muş, özellikle son dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranının yükselişte olduğunu ve bu doğrultuda cari işlemler dengesinde daha olumlu seyir izlendiğini belirtti.

Muş, son 20 yılda atılan adımlarla ekonomide istikrar ve öngörülebilirliğin temini konusunda yakalanan seviyeye işaret ederek, "Bunun korunması ve sürdürülebilmesi için hükümet olarak çalışmaya devam edeceğiz. Burada siz iş dünyası temsilcilerinden de kurdaki dalgalanmanın bertaraf edilmesinden sonra ekonomide yakalanan bu olumlu havanın devamı için destek bekliyoruz. Hepimiz aynı gemideyiz. Ülkemizin geleceği için elimizi taşın altına birlikte koymalıyız" dedi.

Muş, gıda fiyatlarında gözlenen yüksek artışlara değinerek, "Evet, kur farklılıklarından kaynaklı bir maliyet artışı olmuştu ancak son süreçte kurlarda bir gevşeme gerçekleşti. Bunun sonucu olarak da vatandaşlarımızda fiyatların inmesi yönünde haklı bir beklenti oluşmuştur. Bu beklentinin karşılık bulmasını bekliyor, süreci yakından takip ettiğimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bakanlık olarak, perakende satış noktaları başta olmak üzere tedarik zincirinin tüm aşamalarına yönelik 81 ilde denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu denetimlerimize devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

KTB BAŞKANI ÇEVİK: KAZANAN TÜRKİYE OLACAKTIR

TOBB Ticaret Borsaları Konsey Başkanı ve Konya Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik de, son 19 yılda üretim, yatırım, istihdam ve ihracat hedefleriyle ekonominin yıllık ortalama yüzde 5,5 büyüdüğünü, ihracatının 220 milyar doları aştığını belirtti.

"Türkiye ekonomisinin, yalnızca döviz kuruyla değerlendirilmesinin yanlış olduğunu her zaman vurguladık" diyen Hüseyin Çevik, "Yeni Ekonomi Modeli de bu anlamda önemlidir. Yeni ekonomi modeli, serbest piyasa ekonomisi içinde; Kurdaki dalgalanmaları durduracak, istikrar ve güven iklimini güçlendirecek, üretim ve istihdamı arttıracak, ihracatçıların önünü açacak, Türk Lirası'na değer katacaktır. Kısacası; kazanan Türkiye olacaktır. Türk iş alemi olarak geçmişte olduğu gibi bugün de istikrarlı ekonomi politikalarıyla bu süreci de başarıyla atlatacağımıza inancımız tamdır" ifadelerini kullandı.

TARIM-GIDA SEKTÖRÜ ZORLU BİR DÖNEM YAŞADI

KTB Başkanı Hüseyin Çevik, pandemi, iklimsel kuraklık, parasal genişleme, emtia fiyatlarındaki yükselme ve dövizde yaşanan dalgalanmalarla tarım-gıda sektörünün zorlu bir dönem yaşadığını söyledi. Çevik, sektörlerden gelen talep ve sorunlarla ilgili ise şunları söyledi: "Hem yurtiçi hem de ihracata yönelik üretim yapan firmalarımız, hammadde sıkıntısı yaşamamak için dünyadaki üretim şartları ve emtia piyasasına göre pozisyon almaktadır. Üretimi sürdürmek ve arz-talep dengesini karşılamak amacıyla sektörlerimiz üretim planlarını 6 aylık süreçlerde belirlemekte ve buna göre hammadde ihtiyacını tedarik etmektedir. Nitekim firmalarımız üretimi ve piyasaya ürün arz etmeyi sürdürmektedir. Dünyada ve ülkemizde gıda fiyatlarının yükselmesi ise firmalarımızın üretimiyle ilgili olmayıp, yükselen emtia fiyatlarının üretim maliyetine yansımasıdır. Bu noktada talebimiz, stokçu-üretici ayrımının iyi yapılmasıdır. Benzer durum lisanlı depoculuk sisteminde yaşanmaktadır. Lisanslı depoların kuruluş amacı arzı kısa, talebi uzun süre olan tarımsal emtialarda fiyat dalgalanmalarını önlemek ve piyasayı stabil hale getirmektir. Ülkemizde lisanslı depoculuk sistemi son 10 yılda önemli bir gelişme göstermiştir. Kuruluş izni verilen lisanslı depo işletmesi 260'a yükselmiş, mevcut toplam lisanslı depo kapasitesi 8 milyon tonu aşmıştır. Gelinen durum itibariyle; arz-talep dengesinin korunmasında ve fiyat istikrarının sağlanmasında kritik öneme sahiptir. Bu yıl pandemi ve iklimsel kuraklığa bağlı olarak buğday ve arpa üretimindeki rekolte kaybı nedeniyle sığ piyasalar oluşmuştur. Mısır hasadıyla birlikte de lisanslı depolarda ÇKS kayıtlı üreticilerin ürünleri yer almakla birlikte büyük çoğunluğu müstahsillerin adınadır. Dolayısıyla kuruluş amacı içinde lisanslı depolar oluşan sığ piyasada fiyat manipülasyonunu önlemektedir. Durum böyleyken ürün arzında ve fiyat yükselmesinde lisanslı depoların manipülasyonu söz konusu olmadığı gibi dövizdeki gerilemeyle birlikte spot piyasada emtia fiyatlarında yaşanan %25-30 gerileme bunu göstermektedir. Bir diğer konu da finansman sorunudur. Özel sektörün daha fazla sanayi yatırımlarına dahil olması için finansmana hızlı erişim oldukça önemlidir. Türkiye'nin 2023 vizyonu doğrultusunda mevcut finansman yetersizliğini en etkin şekilde ortadan kaldıracak Proje Bankacılığı sistemine geçilmelidir. Bu model ile krediler uygun şartları sağlayan yatırımcılara, yatırım karşılığı verilerek ülkemizin yüksek büyüme, düşük cari açık hedeflerine daha hızlı ulaşması sağlanacaktır."

"Yerel değil küresel düşünüyoruz" diyen Çevik, sözlerini şöyle tamamladı: "Ekonomi de hedefimiz dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almaktır. Türkiye'nin daha da güçlenmesi için, Türk özel sektörüne büyük görevler düşmektedir. Faiz, kur, enflasyon tehditleri karşısında devletimiz tarihi bir mücadele verirken, uluslararası arenada Türkiye'nin prestiji ve menfaatleri doğrultusunda, 'büyük ve güçlü Türkiye' hedefiyle çalışmaya, üretmeye, istihdama, ihracata devam edeceğiz."

Diğer Haberler

Haber Arşivi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) işbirliğinde, 2011 yılından bu yana Türk ... Devamı

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 9'uncusu gerçekleştirilen Konya Bilim Festivali'nde stant açarak Borsamız çalışmaları, faaliyetleri hakkında bilgi verdik, bulgur ikramında bulunduk.
< ...
Devamı

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara'da düzenlenen "Konya Günleri" etkinliğine Borsamız da katıldı. Etkinlikte Konya Ticaret Borsası'nın faaliyetleri ve çalışmaları hakkında bilgi verildi, Ko ... Devamı

Kazakistan Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığı ve Avrasya Ticaret Sistemi (ETS) Ticaret Borsası'ndan gelen heyet, Konya Ticaret Borsası'nı ziyaret etti.

Kazakistan Ticaret ve Entegrasyon Baka ...
Devamı

Konya Ticaret Borsası'nda, 'ELÜS, Lisanslı Depoculuk ve TÜRİB Tanıtım Toplantısı' gerçekleştirildi. Toplantıda sistemin işleyişiyle ilgili istişarede bulunuldu.

Konya Ticaret Borsası (KTB)' ...
Devamı